4 Nisan 2008 Cuma

Benim adayım Laudrup

Bu haftasonu Barca'nın Betis'e 2-0'dan verdiği maç ve akabinde Beguiristain'in basına verdiği demeç sonrasında Rijkaard'ın yerine düşünülen ilk isim olarak Guardiola atıldı ortaya. Garipsedim bu durumu çünkü henüz Barcelona B dışında bir tecrübesi yok Guardiola'nın. Acaba Barca yönetimi kulübün başarısız performansını takımın sembol isimlerinden birisiyle mi unutturmaya çalışıyor dedim ama Laporta ve Özhan Canaydın aynı mentaliteye sahip değildir herhalde. Bir anlam veremedim ve spekülasyon olarak gördüm bu haberi.
Bana göre Barcelona yönetimi Laudrup'u getirmeli takımın başına. Guardiola'da yardımcısı olabilir. Laudrup iki yıl Morten Olsen'in yardımcılığını yaptıktan sonra Brondby'de ilk teknik direktörlük sınavından başarıyla ayrıldı. İki Danimarka Kupası, iki Danimarka Süper Kupası ve bir lig şampiyonluğu. Belki Danimarka küçük bir lig diye düşünenler vardır diye o da bu sene Getafe'yle harikalar yaratıyor. Kral Kupası'nda finalistler ve Uefa'da yarı finali zorluyorlar.
Barcelona'da Cruijff tarafından yaratılan efsane kadronun baş karakterlerinden birisiydi Laudrup. Milan'a 4-0 kaybedilen Şampiyonlar Ligi finalinden sonra bağları kopmuştu Cruijff'la. Finalde oynatılmaması ve sezon boyunca da Koeman, Stoickhov ve Romario yüzünden yabancı sınırlamasına takılması onu Madrid yollarına düşürdü. Ama en azından Figo gibi para için satmadı takımını. İlla ki eski bir oyuncu getirecekse Laporta en uygun aday Laudrup'dur bence...

Zenit dışında garanti yok

Uefa'da yine ilginç bir gece yaşandı. Zenit'in Bay Arena'da Leverkusen'e 4 atması mı yoksa Bayern'in evinde Getafe'yle beraberliği mi daha büyük sürpriz karar veremedim. Getafe'nin sürpriz yapacağı gibi bir his doğmuştu içime ama o da gelip geçmişti sadece. Hala favorisi Bayern bu turun ama muhtemelen Laudrup orada da sürprizler hazırlayacaktır. Zenit maçı için söylenecek fazla birşey yok. Helal olsun demekten başka. Fiorentina Everton deplasmanında elinden neredeyse giden turu önce Yakubu sonra da penaltılarla kazanmıştı. Yarı final biletini Psv'ye kaybetmek gibi bir hata yapmazlar umarım. Rangers'ı basiretsiz futbolu ve saçma transferlerinden dolayı, Sporting'i de kendi evinde verdiği Uefa Kupası yüzünden sevmem. İkisinden birinin yarı finale çıkacak olması üzüntü verici benim için. Rövanşlar haftaya Perşembe. An itibariyle gol kralları 7 golle Luca Toni ve Pavel Pogrebnyak. Gönüllerin gol kralı 6 golle Henrik Larsson. Zenit dışında yarı final için adaylarım Sporting, Fiorentina ve hiç kolay olmayacak olsa da Bayern...

3 Nisan 2008 Perşembe

Futbol Ekranı


4 Nisan Cuma
19.00 G. Furth - 1860 Münih (Sporx Tv)
20.00 Trabzonspor - Denizlispor (Lig Tv)
21.30 Duisburg - E. Cottbus (Ntv Spor)
5 Nisan Cumartesi
14.00 Erciyesspor - Malatyaspor (D Spor)
14.45 Arsenal - Liverpool (Fox)
16.30 Stuttgart - Hamburg (Ntv Spor)
18.10 Rennes - Bordeaux (Kanal A)
19.00 Fenerbahçe - Kayserispor (Lig Tv)
19.00 Roma - Genoa (24)
21.00 Osasuna - R. Huelva (Ntv Spor)
21.30 Milan - Cagliari (24)
23.00 Mallorca - R. Madrid (Ntv)
6 Nisan Pazar
14.00 Samsunspor - Eskişehirspor (D Spor)
15.00 Sivasspor - Beşiktaş (Lig Tv)
15.30 Middlesbrough - M. United (Fox)
15.30 Shinnik - Zenit (Sporx Tv)
16.00 Atalanta - İnter (Ntv Spor)
18.00 B. Münih - Bochum (Ntv Spor)
18.00 B. Dortmund - B. Leverkusen (Sporx Tv)
19.00 Gençlerbirliği - Galatasaray (Lig Tv)
19.00 Nancy - PSG (Kanal A)
20.00 Sevilla - Villarreal (Ntv Spor)
22.00 O. Marsilya - O. Lyon (Kanal A)
22.00 Barcelona - Getafe (Ntv)
22.10 Lanus - River Plate (Ntv Spor)
7 Nisan Pazartesi
19.00 Sakaryaspor - Altay (D Spor)
21.15 Köln - B. Monchengladbach (Sporx Tv)
(Sporx Tv http://www.sporx.com bünyesinde bir kanaldır. Bu adresten ulaşabilirsiniz...)

İkisi için de zor olacak...

Avrupa'da bu sezon oynadığı bütün maçlarda nasıl bitireceğini tahmin edemediğimiz Fenerbahçe yine olmayacak olanı yaptı ve kazandı. İlker Yasin 51. dakikada Alex'in kafayı vuramadığı toptan sonra "İlk ciddi pozisyonumuz" dedi. Görünen köy kılavuz istemiyordu. Chelsea bütün sahaya hakim ve Fenerbahçe'ye top çevirme imkanı vermiyordu. Makalele Alex'i adeta sahadan sildi bu maç. O sahadan silinince Fenerbahçe ne yapacak diye düşünürken Kazım'ın golü geldi ve Fenerbahçe geri döndü. Deivid'in golünü anlatmaya bile gerek yok. Şampiyonlar Ligi'nde bu sezon atılan en güzel gollerden biriydi.
Fenerbahçe Stamford Bridge'e ne olursa olsun kazandığı için avantajlı gidecek. Sevilla deplasmanındaki oyunuyla ne kadar geriye düşse de vazgeçmeyeceğini de ispatladı zaten cümle aleme. Ayrıca Gökhan Gönül ve Roberto Carlos'un da döneceğini göz önünde bulundurursak daha diri olacaklardır rövanşta. Bu saydıklarım Fenerbahçe'nin artıları. Bir de Chelsea'nin takımca kaç para ettiğini düşünmeden ve gözlerimizi boyamadan kabul etmemiz gereken gerçekler var. Birincisi Chelsea'nin bu maçta kaçırdığı ya da Volkan'ın kurtardığı pozisyonlar. Rövanşta da bu pozisyonları verirse rakibe bugünkü gibi çeviremeyebilir maçı sarı lacivertliler. Özellikle savunmanın arkasına yerden atılan toplarda çok açık verdi savunmaları. Ya Volkan rövanşta da bu kadar iyi olmazsa. İkincisi ise Alex kitlendiğinde Fenerbahçe'nin düştüğü durum. Kazım'ın golünden başka pozisyon bulamadılar gerçekten. Deivid'in golü enfesti ama organize bir hücum değildi. Rövanşta daha organize ve hızlı oynamalı Fenerbahçe onların hızına uyum sağlamak için.
Haftaya % 51'e 49'luk bir maç olacak Londra'da. Turu kim geçer hala muamma. Fenerbahçe mükemmel bir iş başardı ve büyük aşama kaydetti bu sezon. Hala da kaydetmeye devam edebilir. Aklıma takılan birkaç soru var. Bir sezon içinde kendi kalesine bu kadar çok gol atan başka takım var mıdır? Zico Kezman'dan ne zaman vazgeçecek? Bir de İlker Yasin - Emre Tilev ikilisinin ısrarla söyledikleri gibi Chelsea 21 maçtır Şampiyonlar Ligi'nde yenilmiyorsa, geçen yıl Liverpool Agger'in golüyle kimi yendi Anfield'da?

2 Nisan 2008 Çarşamba

Muhtemel



(11'leri Marca'dan almıştım. Gökhan Gönül'ün cezalı olduğunu atlamışlar. Aceleyle yazdığım için ben de atlamışım. Af ola...)

Sen ne yaptın Slomka?

Barcelona ligde kötü gidiyor, Rijkaard ve Ronaldinho'nun geleceği belirsiz falan ya Mirko Slomka gaza gelmiş Kuranyi - Asamoah - Halil üçlüsüyle çıktı maça. Rijkaard'da altta kalmamak için Henry - Eto'o - Krkic üçlüsüne şans verdi ve üçlüsü iyi olan kazandı. Barca ligde kötü ve oynadığı futbol umut vermiyor buna inanırım. Ama Şampiyonlar Ligi'nde topla en fazla oynayan, yani topu en fazla ayağında tutan takım. Bu takıma karşı üç forvet cesaret değil başka birşey olsa gerek. Muhtemelen Barca evinde de buna benzer bir skorla eler Schalke'yi. Buna kesin diyemiyorum çünkü ne de olsa Barcelona bu. Sürprizi seviyor...

Beklenen sonuç...

Totti'den yoksun Roma evinde kaybetti Manchester'a. Deplasmanda aldığı bu galibiyet Fergie'nin takımına yeter de artar bile. Old Trafford'da Totti'de gelse bu turu burdan almaları zor değil imkansız. 7-1'in rövanşı için bir sene daha beklerler artık. Ronaldo konusunda daha fazla ne yazılabilir bilmiyorum gerçekten. Adam kanattan atıyor bir de bu golleri. Forvetler bile bu sayıya ulaşamazken. Manchester şimdiden Barcelona'yı beklemeye başladı bir dahaki tur için...

1 Nisan 2008 Salı

Vizeler vizeler...


Haftaya vizeler başlıyor. Roma - Manchester maçından çok Roma Tarihi'yle cebelleşeceğiz bir hafta boyunca. Tam olarak ara vermesek de yazılarda bir seyrelme olabilir...

Muhtemel


31 Mart 2008 Pazartesi

Avrupa'da bu hafta

Haftasonu Bolton - Arsenal maçını izleyenler neden Premier Lig'in dünyanın en iyisi olduğunu bir kez daha anlamışlardır. Her ne kadar bundan sonra şampiyonluğu kazanacaklarına inanmasam da Gunners son haftaya kadar yarışın içinde olacak gibi Fabregas'ın son dakika golü sayesinde. Manchester United evinde Villa'yı dörtleyerek beş puan farkla liderliğine devam etti. Üçlü saldırı timi Ronaldo, Rooney ve Tevez'in isimleri vardı yine gollerde. Chelsea Middlesbrough'yu Carvalho'nun erken golüyle yenerken acaba akıllar Fenerbahçe maçında mı sorusunu getirdi akıllara. Üç topu direkten döndü Boro'nun. 12 Nisan'daki Manchester - Arsenal, 26 Nisan'daki Chelsea - Manchester maçları son noktayı koyacaktır puan tablosuna. Torres'in golüyle Anfield'da Mersyside derbisini kazanan Liverpool altı hafta kala Everton'ın beş puan önünde. Moyes ne kadar mücadelemiz sürecek dese de Everton ilk dördün dışında kalacak gibi. Premier Lig'de bu sezon da değişmeyen tek şey ilk dört takımın sıralaması olacak gibi. Tottenham Uefa'yı garantilediğinden beri garip bir takım oldu. İstediği zaman kazanıyor, istemediğinde ise gol fakiri Newcastle, Birmingham gibi takımlardan dört yiyor. Sunderland 2001'den beri Premier Lig'de ilk defa iki maç üst üste kazanırken Keane'i de baskı altından kurtardı. Matematiksel olarak kesinleşmese de Derby ve Fulham'dan sonra gidici üçüncü takım Bolton olacak gibi...
İspanya'da ikram sırası Barcelona'nındı bu hafta. 2-0 öne geçtikleri maçı 3-2 verdiler Betis'e. Bir de penaltı kaçırdı Betis bu maçta. Schalke maçı öncesinde Ronaldinho da kadro dışı bırakıldı. Puan farkı azalıp artmaya devam edecektir Barnebau'daki Madrid maçına kadar. Ligi üçüncü bitirme ihtimali de olan Barcelona'da sene sonu Rjkaard ve Ronaldinho'yu da içine alan önemli bir revizyon yapılacak gibi. Real Madrid Sevilla'yı biraz da hakem yardımıyla mağlup ederek bitime sekiz hafta kala Villarreal'in altı, Barcelona'nın yedi puan önüne geçti. Villarreal demişken sessiz sedasız nasıl da ikinci sıraya yerleştiler. Nihat'ın da iki gol attığı maçta Atletico'yu bozguna uğrattılar. Nihat Kahveci de Euro 2008'deki en önemli silahımız olacağını bir kez daha gösterdi. Sessiz sedasız ilerleyen bir diğer takım da Santander. Ben haftalardır gidemezler Şampiyonlar Ligi'ne derken (ki hala gidemezler diyorum) Atletico'yla puanları eşitlediler. Mütevazi bir kadroyla Getafe'den sonra yılın ikinci sürpriz takımı bana göre. Bir de Almeria var tabi. Ard arda Barcelona ve Madrid'i deviren Valencia Mestella'da Mallorca'dan nasıl üç yedi anlayan bana da anlatsın. Düşme hattında Vallodolid'in bile gerisine düşen Zaragoza'nın geçen yıl Şampiyonlar Ligi için mücadele ettiğine inanmak güç geliyor. Levante ve Murcia'nın yanında giden takım önümüzdeki haftalarda üç ya da dört hafta içinde belli olacaktır kanımca...

İtalya'da bir garip lig oldu. Inter kesin şampiyon derken bu hafta puan farkı neredeyse ikiye iniyordu. Aynı skorlarla Lazio ve Cagliari deplasmanlarında ikişer puan bıraktılar. Roma'nın kaybi biraz daha büyük oldu. Manchester maçı için Totti'yi kaybettiler. Inter'de Ibrahimovic'in gamsızlığı tüm takıma bulaştı sanki. Son üç maç iki puan. Juventus maçı bir Parma taraftarının hayatını kaybetmesi nedeniyle ertelenirken dördüncülük için kapışan Fiorentina ve Milan da kaybettiler bu hafta. Zirvede yüzü gülen takım olmadı bu hafta. Milan konusuna değinmekten bıktım artık. Milan seyircisi Maldini'yi bile yuhalayacak bir hale geldiyse yazıklar olsun bu takımı bu hale getirenlere. Devam etsinler Serginho'nun, Cafu'nun sözleşmesini uzatmaya. Sampdoria'da önlerine geçerse Uefa bile olmayacak seneye Rossoneri için. Düşme hattında durum çok karışık. 20. Empoli ile 15. Parma arasında sadece üç puan fark var...

En çok sürprizin yaşandışı lig Bundesliga oldu bu hafta. İlk altı takımın hepsi puan kaybetti bu hafta. Bayern yedi puanlık farkı korudu Nurnberg deplasmanında kazanamasa da. Misimovic'in golü enfesti bu arada. Kahn izledi sadece. İkinci Hamburg'la yedinci Frankfurt arasındaki fark 5. Kim Devler Ligi'ne kim Uefa'ya gidecek belirsiz. Herkes bir diğeri gitsin diye uğraşıyor. Bayern'e karşı inadına desteklediğim tek takımdı Werder Bremen. Kendi evinde Duisburg'a yenilmek ne demek? Wolfsburg'da böyle yükselmeye devam ederse ilk üçte bile bulabilir kendini. Düşmek için aday sayısı beş. Her hafta söylediğim gibi umarım Nurnberg düşmez...

Eskiler...

İYİ
KÖTÜ
ÇİRKİN
İlk fotoğraf Türkiye'de futbolun ilk oynanmaya başlandığı yıllardan. O zamanlar herkes maçlara en güzel kıyafetlerini giyerek gelirmiş. Tribünlerde yer kalmayınca saha kenarına konulan iskemlelerde maç izlenirmiş. Diğerleri ise malumunuz haftasonu derbiden. Alex korneri kullanmaya giderken ve kullanmaya çalışırken.
Kötü tezahüratı eleştirmiyorum. Bazıları için gerçekten rahatlama ve stres atma yeri orası. Hem şimdiye kadar tribünde ya da televizyonda maç izlerken gol kaçıran futbolcusuna ya da tuttuğu takımın aleyhine penaltı çalana küfretmeyen var mı? Sadece Çarşı yapıyor bunu da demiyorum. Üç büyüklerin hepsinin stadında oluyor. Basit bir korner atışını bile kullanamamak. Biraz fazla abartıyoruz sanki...

Bir şikayeti yokmuş

Newcastle United'da işler şimdilik rayına oturdu gibi. İki haftadır kazanıyorlar. Ve bu iki maçta da Keegan Owen'ı alışılagelmişin dışında gole dönük orta saha oyuncusu olarak oynatıyor. Owen top rakibe geçtiğinde savunmasına kadar gelip top çıkarıyor, orta saha da pres yapıyor. Hem de iki maçta da birer gol attı. Keegan'ın da keyfi yerinde. "Ona bu kulüpte oynaman gereken ve bizim için en yaralı olabileceğin pozisyon burası dedim. Bana gelip de 'Ben bir forvet oyuncusuyum' demedi. Bence o da yerinden memnun."

Aşı şimdilik tuttu ve herkes halinden memnun. Bir Owensever olarak onu orta sahada görmeyi hazmedemesem de o halinden gayet memnun gözüküyor...

Yorumsuz

'' Galatasaray'ın teknik direktörü falan yok! Oyuncular kendi kafalarına göre oynuyor!''

'' Galatasaray'ı Almanya'dan yöneten Kalli alt yapıyı nasıl yönetir?'' Doğru söze ne denir?

30 Mart 2008 Pazar

Rafa Benitez - 3 oyuncuyla anlaştık

''İki genç, bir de onbirde başlayacak oyuncuyla anlaştık.''

Kulüp yöneticileri George Gillett ve Tom Hicks'le arasındaki zayıf ilişkiye rağmen Rafa Benitez gelecek sene için 3 oyuncuyla anlaştıklarını açıkladı. Birinin ''Little Rafa'' Rafinha olduğu tahmin ediliyor. Diğer ikisi de muhtemelen Latin gençler.

Nike endişeli

Tüm yıl performansıyla yerden yere vurulan Ronaldinho'ya bir darbe de sponsoru Nike'dan geldi. Nike yetkilileri oyuncunun zayıflayan performansından endişelendiklerini dile getirmişler. Ronaldinho'yla son bir yılda reklam kampanyası yapmamaları herşeyi anlatıyor sanki..

Ege'nin diğer yakası

Turkcell Super Lig kiç bitmesin derken komşuda da mükemmel bir hafta sona erdi. Aek evinde Olympiakos'u 4-0'la dağıttı. Panathinaikos fırsatı tepmedi. Evinde Panionios'u 2-1'le geçti. Bitime üç hafta var ve Olympiakos 61, Panathinaikos 60 ve Aek 59 puanda. Şampiyonlar Ligi'nde Werder'le Lazio'nun önünde bir üst tura çıkıp Chelsea'ye elenen Olympiakos ligde de liderdi o sırada. Teknik Direktör değiştirmekte biraz aceleci davrandılar. Açıklama olarak da "Değişime ihtiyaç vardı ve buna hocamızla başladık." dediler. Son üç yılın şampiyonuyken bu sene kaptırırlarsa değişimin kralı olur...

Şanssızlık demek hafif kalır


Bir süre önce Totti'nin Şampiyonlar Ligi ile ilgili açıklamalarını yazmıştık blogda. "Daha bir ay var ama şimdiden Manchester United maçını düşünüyorum." demişti Totti. Dün Cagliari'yle oynanan maçtan sonra bu sabah kalçasındaki bir ağrıdan dolayı ziyaret etmiş Roma sağlık heyetini. Ve resmi sitelerinden yapılan açıklamaya göre Manchester maçında oynayamayacakmış Totti. Gerçekten çok yazık...

Anket Sonuçları


Merseyside Derbisiyle ilgili yaptığımız anket sonuçlandı. Maç birazdan başlayacak. Katılımlarınız için teşekkür ederiz. Sonuçlar:

Liverpool 23 kişi % 34
Everton 15 kişi % 22
Berabere 28 kişi % 42